Dil ve Konuşma Terapisi Son Sınıf Öğrencilerinin Ailelerle İş Birliği Deneyimleri
Dil, Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi, sa.2, ss.286-313, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.58563/dkyad.1892710.2026.2.5
- Dergi Adı: Dil, Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Directory of Open Access Journals
- Sayfa Sayıları: ss.286-313
- İstanbul Kent Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Bu araştırmanın amacı, dil ve konuşma terapisi bölümü 4. sınıf öğrencilerinin klinik uygulamalar sırasında ailelerle kurdukları iş birliğine ilişkin algılarını, karşılaştıkları güçlükleri ve geliştirdikleri stratejileri ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırma, fenomenolojik desenle yürütülen nitel bir çalışmadır. Klinik uygulama stajını yürüten 4. sınıf Dil ve Konuşma Terapisi bölümü öğrencilerinden oluşan 22-24 yaş arası 10 kadın ve 2 erkek olmak üzere 12 katılımcı Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Görüşme formu araştırmacılar tarafından alanyazın taranarak geliştirilmiş ve uzman görüşleri-pilot uygulama doğrultusunda son hâli verilmiştir. Veriler, sekiz soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Görüşmeler Microsoft Teams üzerinden çevrimiçi olarak yapılmıştır. Verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmış, inandırıcılığı desteklemek amacıyla katılımcı teyidi gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın verileri analiz edilerek “Roller ve Sorumluluklar”, “Terapötik Süreçte Karşılaşılan Güçlükler ve Baş Etme Stratejileri”, “Klinik Uygulamanın İletişimsel ve Profesyonel Becerilerin Gelişimine Katkısı” ve “Klinik Uygulamaya Hazırlık Sürecinde Eksiklikler ve Geliştirilmesi Gerekenler” olmak üzere dört ana tema ve alt temalar belirlenmiştir. Katılımcılar terapötik süreçte iletişim kurma, bilgilendirme, rehberlik etme ve aile katılımını destekleme rollerini benimsediklerini ifade etmiştir. Ailelerin sürece aktif katılımının sağlanması, ev içi uygulamaların izlenmesi ve geri bildirimlerin alınması terapistin sorumlulukları arasında belirtilmiştir. Katılımcıların terapötik süreçte ailelerin bilgi eksiklikleri, devamlılık sorunları ve evde yanlış uygulamaları gibi güçlüklerle karşılaştığı belirlenmiştir. Katılımcılar klinik uygulamanın etkili iletişim kurma, empati geliştirme ve profesyonel dil kullanma becerilerini güçlendirdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcılar teorik eğitimin uygulamaya hazırlık açısından yetersiz kaldığını ve simülasyon, vaka analizi ile süpervizyon destekli çalışmaların eğitime dahil edilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Sonuç: Katılımcıların ailelerle iş birliğin; bilgi paylaşımı, etkili iletişim kurabilme, süreklilik gösteren katılım ve rehberlik süreçleri çerçevesinde tanımladıkları görülmüştür. Terapötik süreçte katılımcıların ailelerden kaynaklanan çeşitli zorluklarla karşılaştıkları ve bu zorlukları farklı stratejiler geliştirerek yönetmeye çalıştıkları belirlenmiştir. Klinik uygulama sürecinin öğrencilerin hem iletişimsel hem de mesleki becerilerini geliştirmede önemli katkı sağladığı görülmüştür. Simülasyon temelli eğitimlerin ve süpervizyon destekli klinik hazırlık süreçlerinin güçlendirilmesi mesleki yeterliğin artırılması açısından önem taşımaktadır.