Hipomineralize Anterior Dişlerin Restoratif Tedavisinde Mikroabrazyon, Rezin İnfiltrasyonu ve Kompozit Kombinasyonu: 1 Yıllık Takip
VI. Çürümeden Koru Sempozyumu, İstanbul, Türkiye, 28 - 29 Nisan 2026, ss.203-204, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.203-204
- İstanbul Kent Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç:
Mine hipomineralizasyonu, sadece estetik bir problem olmayıp, düşük mineral
içeriği nedeniyle post-eruptif mine kırılmalarına ve hızlı aşınmalara zemin
hazırlayan bir tablodur. Bu vaka sunumunun amacı, maksiller santral dişlerdeki
hipomineralize defektlerin mikroabrazyon, rezin infiltrasyonu ve kompozit rezin
kombinasyonu ile tedavisini ve bu yaklaşımın 1 yıllık klinik takibini
değerlendirmektir.
Vaka Sunumu: Üst
santral dişlerinde renklenme ve madde kaybı şikayetiyle başvuran 22 yaşındaki
kadın hastanın muayenesinde; insizal kenarlarda demarke beyaz opasiteler,
kahverengi renklenmeler ve çukurlaşma şeklinde kavitasyonlar izlenmiştir.
İzolasyonun ardından, yüzeyel renkleşmiş mineyi uzaklaştırmak amacıyla %6,6’lık
hidroklorik asit ve silisyum karbür içerikli pat (Opalustre, Ultradent) ile
mikroabrazyon uygulanmıştır. Ardından, beyaz opasitelerin maskelenmesi için
rezin infiltrasyon sistemi (ICON, DMG) tercih edilmiştir. Lezyonlara %15’lik
HCl (Icon-Etch) 2 dakika uygulanıp yıkanmış; etanol (Icon-Dry) uygulaması
yapılmış, bu döngü 3 kez tekrarlanmıştır. Rezin infiltrant (Icon-Infiltrant) iki
katman halinde uygulanarak polimerize edilmiştir. Restoratif aşamada, %37’lik ortofosforik
asit ve universal adeziv (G-Premio Bond, GC) uygulamasının ardından; opak
kompozit (Estelite Color, Tokuyama) ve supra-nanohibrit kompozit rezin (A2B,
WE, Estelite Asteria, Tokuyama) ile tabakalama tekniği kullanılmıştır. Bitirme
işlemleri elmas frez ve disklerle (OptiDisc,
Kerr) yapılmış; parlatma işlemleri ise spiraller (Clearfil Twist Dia, Kuraray)
ile tamamlanmıştır.
Bulgular:
Tedavi bitiminde elde edilen estetik uyum ve renk maskelenmesi, 1 yıllık takip
sürecinde de stabilitesini korumuştur. Yapılan kontrollerde; restorasyonların
marjinal bütünlüğünün bozulmadığı, sekonder çürük veya renkleşme izlenmediği ve
çevre yumuşak dokuların sağlıklı olduğu saptanmıştır.
Sonuç:
Elde edilen 1 yıllık takip verileri, uygulanan minimal invaziv protokolün kısa-orta
dönemde klinik olarak başarılı ve sürdürülebilir bir tedavi seçeneği
olabileceğini göstermektedir.
Anahtar
Kelimeler: Estetik, Mikroabrazyon, Minimal invaziv restorasyon, Rezin
infiltrasyon
Aim: Enamel hypomineralization causes
post-eruptive breakdown and rapid wear due to low mineral content. This case report
evaluates the treatment of hypomineralized defects in maxillary central
incisors using a combination of microabrasion, resin infiltration, and
composite resin, alongside a 1-year clinical follow-up.
Case Report: A 22-year-old female patient presented with aesthetic
concerns due to discoloration and substance loss in her maxillary central
teeth. Clinical examination revealed demarcated white opacities, brownish
discolorations, and incisal cupping. Following mandatory rubber-dam isolation,
microabrasion was performed using a paste containing 6.6% hydrochloric acid and
silicon carbide (Opalustre, Ultradent). Subsequently, a resin infiltration
system (ICON, DMG) was utilized to effectively mask the lesion and improve
optical harmony. The 15% HCl (Icon-Etch) and ethanol (Icon-Dry) protocol was
repeated for three cycles. The resin infiltrant (Icon-Infiltrant) was then
applied in two layers and polymerized. In the restorative phase, following 37%
orthophosphoric acid and universal adhesive (G-Premio Bond, GC) application,
the layering technique was performed using an opaque composite (Estelite Color,
Tokuyama) and supra-nanohybrid resin (A2B, WE, Estelite Asteria, Tokuyama). Finishing
was performed using diamond burs and discs (OptiDisc, Kerr), while polishing was
completed with polishing spirals (Clearfil Twist Dia, Kuraray).
Results: The aesthetic harmony and
effective color masking remained stable throughout the 1-year follow-up period.
Periodic examinations confirmed preserved marginal integrity, no secondary
caries or marginal discoloration, and healthy periodontal tissues.
Conclusion: The 1-year follow-up data
indicate that this minimally invasive protocol is a clinically successful and
sustainable treatment option in the short-to-medium term.
Keywords: Aesthetic, Microabrasion, Minimally invasive restoration, Resin infiltration